Hipertansiyon yaygın olarak görülen kronik hastalıkların başında geliyor. Ülkemizde her 3 kişiden biri hipertansiyon belirtileri taşıyor. İki türde hipertansiyon (yüksek kan basıncı) var ve her birinin farklı bir nedeni.

Hipertansiyon veya yüksek kan basıncı, kanın damardan geçerken damar iç yüzeyine yaptığı basıncın artması demek. Bahçe hortumundan geçen suyu düşünün, mekanizma benzerdir. Hortumun içinden geçen su miktarı yüksekse dışarıya yüksek bir basınçla çıkar. Veya hortumun çapı darsa (elinizle ucunu sıkıştırdığınızı düşünün) yine suyu kontrol etmekte zorlanırsınız. Bu yüzden yüksek tansiyon tedavisinde kanın damar içindeki volümünü azaltan idrar söktürücüler, damar duvarını genişletmek için damarın kasılmasını önleyici ilaçlar kullanılır. Çoğunlukla da bu ilaçların kombinasyonları.

Bu kadar çok tansiyon ilacı grubu varken hipertansiyon, tüm dünyada önde gelen ölüm nedeni olmaya devam ediyor ve yılda 10,4 milyon ölüme karşılık geliyor. Ülkemizde yapılan bir çalışma ise, tansiyon hastalarının yarıya yakınının tansiyon hastası olduğunu bilmediğini gösterdi. Ve her 4 tansiyon hastasından 3’ünün, tedavi almasına rağmen, tansiyonu kontrol altında değil. Diyabetli hastalarda tansiyon görülme oranı %80. Diyabet tanısı aldığı sırada damar bozukluğu gelişme oranı %50.

Yüksek tansiyon; inme, kalp ve böbrek yetersizlikleri, görme bozuklukları, kalp krizi, aort anevrizması ve ölüm risklerini de beraberinde taşıyor.

Tansiyonunuz yüksekse genellikle herhangi bir belirti fark etmezsiniz. Ancak belirtiler olmasa bile, yüksek tansiyon, kan damarlarınızda ve organlarınızda, özellikle uç organlar dediğimiz beyin, kalp, gözler ve böbreklerde hasara neden olabilir.

İki tür hipertansiyon vardır, her türün farklı bir nedeni vardır:

Primer hipertansiyon

Esansiyel hipertansiyon olarak da bilinir. Bu hipertansiyon türü zaman içinde gelişir ve tanılanabilen bir nedeni yoktur yani klasik tıbba göre sebebi belirsizdir. %92-95 bireyin hipertansiyonu bu tiptedir.

Araştırmacılar kan basıncının yavaşça yükselmesindeki mekanizmayı hala çözebilmiş değiller. Bazı faktörlerin kombinasyonu önemli olabilir görünüyor.

Bu faktörler:

Genler

Küçük bir grup genetik olarak hipertansiyona yatkındır. Bunun sebebi aileden miras genetik mutasyonlar ya da anomaliler olabilir.

Fiziksel değişimler

Vücuttaki değişiklikler sonucunda sağlık sorunları başlayabilir. Kilo alma, özellikle bel çevresinin genişlemesi en önemlilerinden. Bel çevresindeki yap dokusu, vücudun atamadığı toksinlerle dolu olduğu için saatli bir bomba desek abartmış olmayız.

Böbreklerde yaşa paralel gerçekleşen değişimler vücudun sıvı ve tuz dengesini değiştirebilir, böylece kan basıncı artık yüksek seyretmeye başlayabilir.

Çevre

Fiziksel aktiviteden yoksun ve kötü beslenen bireyler, sigara ve alkol kullanımı, uykusuzluk hipertansiyon riskini artıran en önemli sebepler.

Yani yüksek tansiyon hastalarının neredeyse %95’i genellikle önlenebilir sebeplere bağlı ortaya çıkar. Dolayısıyla yüksek tansiyondan korunmaya çalışmak, tedavi almaktan çok daha etkili bir yöntem.

Sekonder hipertansiyon

Sekonder hipertansiyon, hastaların %5-10’undan sorumludur. Hızla gelişebilir ve primer hipertansiyondan daha ağırdır. Sebepleri aşağıdaki gibi olabilir. Mutlaka doktor kontrolünde sebebe yönelik tedavi edilmeleri gerekir.

  • Kronik böbrek hastalıkları
  • Böbrek damarları ile ilgili hastalıklar
  • Böbreküstü bezi problemi
  • Uyku apnesi
  • Doğuştan kalp problemleri
  • Tiroid problemleri
  • İlaç yan etkileri
  • Bazı endokrin tümörleri

Hipertansiyon nasıl teşhis edilir?

Hipertansiyon genellikle sessiz seyreder. Çoğu insan herhangi bir belirti yaşamaz. Belirgin hale gelmesi yıllar sürer. Baş ağrısı (özellikle baş arkasında, zonklayıcı), baş dönmesi, mide bulantısı (yemeklerle bağlantısı olmayan), burun kanaması, yüzde kızarma, nefes darlığı, göğüs ağrısı en sık görülen belirtilerdir.

Yüksek tansiyonun tanımı kadar teşhisi de kolaydır. Yapmamız gereken şey, bir hafta boyunca günde iki kez tansiyonumuzu ölçmek ve kaydetmek. Mümkünse aynı saatte.

Ölçülürken sağ koldan ve kol, kalp hizasına kaldırılarak ölçülmeli. Dik bir şekilde oturulmalı. Ne çok aç ne de çok tok olunmalı. Kahve, çay, kola gibi uyarıcılar yarım saat önceden kesilmeli. Tansiyon aletinin manşonu dirseğin üzerinde olmalı.

Aşağıdaki tablo ile kıyaslandığında sonuçlarınız Evre 1 veya 2’de ise hipertansiyon hastasısınız, doktora başvurunuz. Yüksek-normal sınırları içinde ise tansiyon hastası olmaya adaysınız, yaşam tarzınızı değiştirin. Modern tıpta, tüm kronik hastalıkların tedavi ve takibinde kullanılan  ulusal ve uluslararası tedavi rehberleri vardır. Ve istisnasız hepsinin ilk maddesi yaşam tarzı değişikliğidir.

Bir hafta boyunca kaydettiğiniz tansiyonunuz için aşağıdaki tabloyu inceleyin. *

Kan basıncını düşürmenin yolları

Yapılan çalışmalar, yaşam tarzı değişikliklerinin büyük tansiyonda yaklaşık %4, küçük tansiyonda %4,5 oranında düşme sağladığı yönünde. Bu sonuçlar, bazı tansiyon ilaçları kadar iyidir.

  1. Aktiviteyi artırın ve daha fazla egzersiz yapın
  2. Kilo verin
  3. Şeker ve rafine karbonhidratları azaltın
  4. Daha az işlenmiş gıda tüketin
  5. Potasyumdan zengin gıdaları beslenmenize dahil edin
  6. İşlenmemiş tuz kullanın
  7. Sarımsak ve limon tüketin
  8. Sigarayı bırakın
  9. Aşırı stresi azaltın
  10. İyi ve dinlendirici bir uyku aldığınızdan emin olun
  11. Kafeini azaltın
  12. Alkolü azaltın
  13. Şu takviyeler önemlidir: Omega-3, Magnezyum, Koenzim Q-10