Çok iddialı oldu di mi? Ama doğru. Sağlığımız için faydalı olan Omega 3 yağ asitlerini duymayanınız yoktur. Aslında kökeni taa Eski Yunan dönemine dayanan Omega 7’yi kaçımız biliyoruz?

Elde edildiği bitkinin latince adı Hippophae rhamnoides, “parlayan at” demek. Eski Yunan’da hasta düşen atların tedavisinde kullanılırmış. Cengizhan savaştan önce savaşçılarına bu bitkinin yenmesini zorunlu kılmış. Başka bir efsaneye göre de yılanın çaldığı ölümsüzlük bitkisi olarak geçiyor.

Palmitoleik asit olarak da bilinen Omega-7, yağ oranı yüksek, bazı gıdalarda bulunan bir yağ asiti. Vücudumuzun üretiyor olması ve faydaları nedeniyle biraz daha tanınmayı hak ediyor.

Esansiyel yağ asitleri grubunun bir üyesi olan Omega-7, tekli doymamış bir yağ. Grubunun ortak özelliği ise şu; yağ asidi zincirindeki 7 numaralı karbon atomunda çift bağı var.1,2 Tüm yağlar ismini bu cift karbondan alır. Örneğin Omega-3’ün 3 numaralı karbon atomunda çift bağ vardır.

Tohumlarda, kuruyemişlerde, yumurtada ve balıkta bulunan Omega- 6 ile Omega-3’ün aksine Omega-7 gerekli yağlardan değil, çünkü vücudumuz zaten onu üretiyor. Elbette yaşlandıkça vücuttaki bu üretim azalıyor. Dokularda ve karaciğerde bulunan palmitoleik asiti vücut üretse de, araştırmalar dışarıdan takviye olarak alınmasının yararları olduğunu gösteriyor.

Metabolik sendrom artmış bel çevresi, kolesterol yüksekliği, kan basıncı yüksekliği ve yüksek glukoz düzeyleri ile seyreden kronik hastalıklara neden olan bir tablo. Metabolik sendromunuz varsa yüksek LDL (kötü kolestero), düşük HDL (iyi kolesterol), insülin direnci, obezite ve kronik enflamasyon sonucunda kalp hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, kalp krizi, beyin felci gibi yaşamı tehdit eden hastalıklara doğru yol almaya başlıyorsunuz demektir. İşte Omega 7 tam da burada devreye giriyor. Omega 3 vücudumuzda kronik iltihaplanmaya karşı savaşırken, Omega 7 çok farklı mekanizma üzerinden etki sağlar. Henüz daha hastalıklar başlamadan hücresel doku düzeyinde damar zarı dediğimiz endotel tabakada damar sertliğini önlüyor. Kas ve yağ dokusu arasında iletişimi artırarak enerjinin etkin kullanımına yardımcı olur. Düşük miktarda Omega 7 bile zararlı yağ asitlerinin üretimini durdururken insülin düzeylerini ayarlar. Tip 2 diyabet riskini azaltabilir, damar sertliğini engelleyebilir ve C-reaktif protein (CRP) olarak adlandırılan ve kalp krizi ve inme ile ilişkili olan enflamasyon belirteçlerini kontrol altına alabilir.

Kalp sağlığı için yararlı

Damar sertliği, damarlardaki akışı engelleyen bir plak oluşumu ve kolesterol nedeniyle gerçekleşiyor. Araştırmalara göre Omega-7, damar şişkinliğini azaltarak sertlik ve yüksek kan basıncı oluşumunu azaltabiliyor.3

Palmitoleik asit bağışıklık sisteminin güçlenmesine etki edebiliyor, bunun sonucunda inflamasyon ve şişkinliğin azalmasıyla da kalp sağlığı korunmuş oluyor.4

İnsülin direncini azaltır

Vücut hücreleri -glikoz kullanımını kolaylaştırarak kan şekeri seviyelerini kontrol eden bir hormon olan- insüline cevap vermediğinde insülin direnci ortaya çıkıyor. Omega-7, karbonhidrat açısından zengin bir yemekten sonra kan şekeri artışlarını en aza indirmeye yardımcı olarak insülin direncine karşı koruma sağlıyor.5,6

Sık ve uzun süreli kan şekeri artışları, tip 2 diyabet riskinizi artırabildiğinden, bu sıçramaları önlemek diyabet riskinizi de azaltır. Bunun için glisemik indeksi yüksek yani kan şekerini birden artıran gıdalardan da uzak durmanız gerekir.

Tokluk sağlıyor, kilo vermeyi kolaylaştırır

Besin ya da takviye yoluyla Omega-7 almak, daha uzun süre tok hissetmenizi sağlayabiliyor. Aşırı gıda tüketimini azaltıyor ve tokluk hormonlarının salınmasını teşvik ediyor.7

Araştırmalar Omega 7’nin, vücudun yağ biriktirmesini engellediğini gösteriyor. Yağ eritmenin yanı sıra, yeniden yağlanmama konusunda da başarı sağladığını ortaya koyuyor. Metabolizmayı hızlandırarak, vücudun insülin hassasiyetini artırıyor. Böylece vücut glikozu yağ olarak depolamak yerine, enerjiye dönüştürüyor ve kilo kontrolü kolaylaşıyor.8,9 

Cilt sağlığını destekler

Cilt hücreleri güneşe, çevre kirliliğine veya kimyasallara maruz kaldıklarında oksitleniyor, bu da cildin erken yaşlanmasına neden olabiliyor.

11 genç erkekte yapılan 7 haftalık bir çalışmada, doğrudan cilde uygulanan Omega-7, cilt elastikiyetini plasebodan daha iyi destekledi.

Omega-7, yeni cilt hücrelerinin gelişimini teşvik ederek bu oksidatif hasara karşı koruma sağlıyor. Bazı araştırmalar, Omega-7’nin elastin ve kollajen sentezini artırabildiği, cildi genç ve güçlü tutarak kırışıklık başlangıcını azaltabileceği sonucuna varıyor.10

İnflamasyonu azaltır

Omega-7 yağ asitleri, bir tür inflamatuar bağırsak sorunu olan ülseratif kolit hastası kişilerde iltihabı azaltabiliyor.11 Ayrıca kuru gözlerde iltihap ve rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olabiliyor.12

Obezite veya çok fazla alkol tüketimi, iç organlarda hasara ve karaciğer yağlanmasına yol açabiliyor. Araştırmalar, Omega-7’nin inflamatuar sitokinleri baskılayarak ve insülin duyarlılığını artırarak, karaciğer yağlanmasında etkili olabileceğini gösteriyor.13 Sitokinlerin karaciğer yağlanmasında önemli bir rolü var ve inflamasyon ile insülin direncine yol açıyorlar.14,15

Omega-7 yağları ayrıca HDL (iyi kolesterol) seviyelerini artırmaya ve kalp hastalığının inflamatuar bir belirteci olan C-reaktif protein (CRP) seviyelerini dengeleyerek LDL (kötü kolesterol) seviyelerini azaltmaya yardımcı olabiliyor.16

Yüksek LDL kolesterol seviyeleri, damarlarınızda yağ birikmesine yol açıyor. Bu durum, arterleri tıkamaya başlayarak felç ve kalp krizi geçirme riskinizi artırır. Yüksek HDL kolesterol seviyesi, bu koşullara karşı koruma sağlar.

Trigliserit düzeylerini düşürür.17 

Vajina ve göz kuruluğu için yararlı

Genellikle birlikte görülen bu iki kuruluk, yaygın ve hayat kalitesini ileri derecede bozan durumlardır. Omega-7, mucus tabakasının ozmolaritesini artırarak tekrar nemlenmesini sağlar.18 

Hangi yiyeceklerde var?

Omega-7 oldukça nadir bulunuyor. Anlamlı miktarda Omega-7 içeren sadece birkaç besin var:

  • Makademya fındığı ve yağı
  • Yabani iğde yağı
  • Avokado yağı
  • Zeytinyağı

Hücrelerimizin zarı 2 kat yağ (lipid) tabakasından oluşur. Bu zarın sağlığı, neredeyse tüm biyokimyasal olaylar için kritiktir. Kaliteli yağları beslenmenizden eksik etmeyin. Tok tutmaktan kalp sağlığına, ciltteki gençleşmeden insülin direncine, yağ yakımından karaciğer yağlanmasına birçok olumlu etkisi olan Omega-7’nin vücuttaki üretimi yaş ilerledikçe azalıyor. Bu nedenle, içerdiği besinleri düzenli tüketerek  takviye edilmesi önemli.

(YAZIDA KULLANILAN GÖRSEL: DESIGNED BY RACOOL_STUDIO / FREEPIK)